Ana içeriğe atla

Gökay Gündoğdu ile Modada Geçmiş, Bugün ve Gelecek Üzerine

a

Moda dünyasındaki yolculuğunuz nasıl şekillendi? New York ve Milano’daki deneyimleriniz size nasıl bir vizyon kazandırdı?
Yeditepe Üniversitesi’nde İngilizce İşletme Bölümü’nü ardından New York Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi eğitimi aldım. Mezun olduktan sonra New York’ta Nike’ta çalışma fırsatı yakaladım. Bu süreçte tasarıma olan ilgimi keşfettim ve bu alanda kendimi geliştirmeye karar verdim.
Milano Domus Akademi’de Business Design Bölümü’nde yüksek lisans yaptım. Eğitim sürecinde herkes kendi uzmanlık alanını seçiyordu, ben de modaya yöneldim. Armani, Bulgari ve Valentino gibi prestijli markalarda deneyim kazandım. Türkiye’ye döndükten sonra perakende markamla çalışmaya başladım. Sonrasında marka danışmanlık hizmeti verdim. Tüm bu deneyimlerin ardından kendi markamı kurma kararı aldım.
Her iki şehir de farklı açılardan birçok kazanım sağladı. New York iletişim açısından insanı geliştiren bir şehir. Her an, her yerde yeni insanlarla tanışma fırsatınız olabiliyor. Milano ise tasarım, üretim ve kalite konularında bir eğitim kurumu gibi çalışan bir şehir. İtalyanlar bir ürün üretirken, tasarıma dahil edilen her bir parçanın en iyisi olması gerektiğine inanıyor. Bu yaklaşım benim tasarım sürecimi de derinden etkiledi. Tasarımlarımın maliyetini düşürmek için kolay yolu seçmek yerine, en iyisini ve en kalitelisini yapmayı ilke edindim. Bu felsefe tüm tasarım dilime yansıdı.

Sizi bir moda tasarımcısı olmaya yönlendiren ve motive eden temel unsurlar nelerdi?
Yaratım süreçleri ve koleksiyonların hikâye anlatımı beni en çok etkileyen unsurlar olmuştur moda konusunda. Modanın kitlesel iletişim gücü birçok hikayeyi anlatabileceğiniz, farklılık yaratabileceğiniz, dönüştürebileceğiniz bir güce sizler bir mecra sunuyor. Sanırım bu beni en çok teşvik eden şeylerin başında geliyor.

Bir koleksiyonu yaratım sürecinde, sizin için en belirleyici kıstaslar nelerdir?
İlk olarak siluete odaklanıyorum. Görmek istediğim formlar üzerine çalışıyorum. Sonrasında kumaş ve aksesuar araştırması başlıyor. Tam bir gardrop yaratmak için geniş bir oyun alanı tasarlamaya çalışıyorum. Herkes için her an için bir şeylerin olduğu anahtar bir gardrop gibi.

Moda sektöründe sizi en çok heyecanlandıran tasarımcılar ve markalar kimler? İlham aldığınız ya da takip ettiğiniz isimler var mı?
Martin Margiela en hayran olduğum isim diyebilirim. Phoebe Philo ise zekasına, estetiğine, tasarım diline, tavrına hayran olduğum bir diğer isim. Miuccia Prada ve Raf Simons en merakla beklediğim, hikâye anlatımı deyince John Galliano, konu renk olunca Dries Van Noten, kalıp ve modaya yaklaşım biçimi sebebiyle de Rei Kawakubo listemin başında geliyor.

2025 için nasıl bir TAGG kadını hayal ettiniz?
TAGG kadını her zaman güçlü olsun istiyorum. En zor zamanlarda bile gücünü hatırlamalı ve kendine sahip çıkmalı. İçinden geçtiğimiz zorlu günlerde bu negatiflikle kapılmak yerine kendine güvenen, gücünü hisseden ve hissettiren bir kadın hayal ettim. Yalın siluetlere heyecan verici yeni detaylar ekledim.

Günümüzde sessiz lüks, minimalizm, işlevsellik gibi unsurlar öne çıkıyor. Sizce lüks modanın geleceğinde neler var?
Sessiz lüks, sürdürülebilirlik sıkça konuştuğumuz bugünler için tam zamanında yetişmiş bir başlık oldu. Eskiden aşina olduğumuz minimalizmin yeni ve üst yorumunu diyebiliriz. Hiç bitmesin isteyen de kriz sonraları yerini hep maksimalizme ve tüketime bırakıyor. Umarım lüks moda bu zorlu günlerini çabuk unutmaz ve bu yaklaşımı olmazsa olmaz bir şekilde kenarda korumaya devam eder.

Bir parçayı zamansız kılan en önemli unsurlar sizce neler?
Formu, malzemesi ve tarihî konumlandırması. Zamansız parçaların felsefesi aslında onları zamansız kılandır. Bazı parçaların giremeyeceği yer yoktur. Sebebiyse kültür, tüketici alışkanlıkları, statü algısı gibi birçok etken olabilir.

Sizce moda dünyası nasıl bir dönüşüm içinde?
Zorlu bir dönüşüm içinde. İlhamını yitirmiş bir sanatçı gibi konumlanmış durumda. Teknoloji, değişen yaşam biçimleri, lüksün geçirdiği evrim ve ekonominin dengesizleşmesi modaya olan yaklaşımı tamamen etkiliyor. Önceliklerimizin değiştiği ya da değişmek zorunda bırakıldığı bir gündemde yaşıyoruz son zamanlarda. Bu sebeple moda da hepimiz gibi kendi çıkış yolunu arıyor.