Ana içeriğe atla

Mezunlardan Ağustos İZ'leri: Abdullah Aydemir

JJ

Kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ben Abdullah Aydemir. 1996 yılında Adana'da doğdum. Yeditepe Üniversitesini kazanana kadarki sürecimi Adana'da, üniversite ve sonrasındaki hayatımı ise İstanbul'da sürdürüyorum. Şu anda LEGO Group bünyesinde Ticari Pazarlama Müdürü olarak görev yapıyorum. İnsanları mutlu etmeyi hedefleyen bir markanın parçası olmak, iş hayatındaki motivasyonumu korumamda çok büyük destek oluyor. İşten arta kalan zamanlarımı ise çeşitli sportif faaliyetlere ayırarak değerlendiriyorum.

Yeditepe Üniversitesi deneyiminizden bahseder misiniz?

Yeditepe Üniversitesine 2015 yılında İşletme bölümüyle adım attım. Zorlu bir üniversiteye hazırlık sürecinin ardından, kampüse ilk girdiğim andan itibaren büyük bir ferahlık hissetmiştim. %100 burslu olarak başladığım üniversite serüvenimde ilk zamanlar bazı çekincelerim olsa da süreç beklediğimin tam zıttı bir şekilde, beklentilerimin çok ötesinde ilerledi. Üniversitenin son yılını pandemi nedeniyle uzaktan bitirmiş olmak içimde biraz burukluk yaratsa da, o dolu dolu geçen 4 yıllık kampüs hayatının ve değerli akademisyenlerimizin bana kattığı vizyonu bugün bile keyifle taşıyorum.

Kariyerinizde Yeditepeli olmanın getirdiği farklar ve avantajlar neler oldu?

Öncelikle, Yeditepe'nin köklü ve ilk vakıf üniversitelerinden biri olması, sektördeki bilinirliğini ve prestijini oldukça artıran bir etken. Günden güne çoğalan özel üniversitelerden ayrışan çok güçlü bir kültür birikimi var. Öğrenciyken bu kültürü kampüste derinden hissederken, mezuniyet sonrası başvurduğum pozisyonlardaki İK profesyonellerinin de bu değere vurgu yapması durumu fazlasıyla pekiştirdi. Üniversitede edindiğim vizyonu içselleştirip hayatımı bu doğrultuda biçimlendirebilmek, kariyerimde bana avantaj sağlayan en önemli fark oldu.

Sizce kariyerinizdeki en önemli dönüm noktası ne oldu?

Bu sık sık üzerine düşündüğüm bir konu aslında. Henüz kariyerimin çok başında olmama rağmen benim için çok değerli iki dönüm noktasına değinmek isterim. Birincisi, 2. sınıfın yazında Work & Travel programı ile Amerika'ya gidip orada geçirdiğim 4 aylık süreçti. İngilizceyi teoriden pratiğe dökebilmenin ve o özgüveni kazanmanın, iş hayatımda ilk kapıların açılmasında büyük bir etken olduğunu düşünüyorum. İkincisi ise son sınıfta uzun dönem staj yapmaya karar vermemdi. Yeditepe'nin de desteğiyle başladığım bu staj bittiğinde ilk tam zamanlı iş teklifimi almıştım. Sonrasında da kariyerim planladığım gibi ilerledi ve şu an hayalimdeki şirketlerden birinde 4. yılıma girmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Kariyer yolculuğuna yeni başlayan öğrencilerimize ve mezunlarımıza önerileriniz nelerdir?

Şunu unutmamak gerekiyor: Sizin için en doğru ve hayırlı olan işi eninde sonunda bir şekilde buluyorsunuz. Bu süreçte elendiğiniz onlarca mülakatın veya olumsuz sonuçlanan, hiç dönüş yapılmayan sayısız iş başvurusunun moralinizi bozmasına izin vermeyin. Bence buradaki en kritik nokta; her yere başvurup enerjinizi dağıtmaktan ziyade, gerçekten kendinizi o koltukta otururken hayal edebildiğiniz iş ilanlarına odaklanıp onlara gerekli özeni göstermektir. Bunu bizzat deneyimlemiş ve faydasını görmüş biri olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.