Yeditepe Üniversitesi deneyiminizden bahseder misiniz?
Yeditepe Üniversitesi'nin 2004 yılı mezunlarından biriyim ve aslında üniversitenin ilk mezunları arasında yer alıyorum. Nakkaştepe Kampüsü'nün ilk öğrencilerinden olduğum için okulun kuruluş yıllarına birebir tanıklık etme şansım oldu. Kampüsün bazı bölümleri henüz inşaat halindeyken derslere başladığımızı hatırlıyorum. Bu nedenle Yeditepe benim için sadece eğitim aldığım bir kurum değil, büyümesine ve gelişmesine şahit olduğum özel bir yer.
İşletme eğitimi boyunca hem teorik hem de pratik açıdan kendimi geliştirme fırsatı buldum. Özellikle grup projeleri, sunumlar ve arkadaşlarımla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar bana ekip halinde çalışmayı ve sorumluluk almayı öğretti.
Aradan yıllar geçmiş olsa da Yeditepe'yi düşündüğümde aklıma ilk olarak genç, enerjik ve dinamik bir ortam geliyor. Bugün hâlâ o döneme ait arkadaşlıklarımı sürdürüyor olmam da benim için üniversite deneyiminin en değerli taraflarından biri
Kariyerinizde Yeditepeli olmanın getirdiği farklar, avantajlar neler oldu?
Kariyerimde Yeditepeli olmanın en büyük avantajlarından birinin değişime ve yeniliklere açık olmak olduğunu düşünüyorum. Üniversiteye başladığım dönemde Yeditepe henüz çok genç bir üniversiteydi ve sürekli gelişen, dönüşen bir yapısı vardı. Bu dinamizm bize de yansıyordu.
O dönemdeki hocalarımız bizi sadece ders kitaplarındaki bilgileri öğrenmeye değil, sorgulamaya, fikir üretmeye ve farklı bakış açıları geliştirmeye de teşvik ediyorlardı. İş hayatında bunun ne kadar değerli olduğunu yıllar içinde daha iyi anladım.
Mezuniyetimin ardından Samsung, Arçelik ve bugün Hyundai gibi global markalarla çalışma fırsatı buldum. Farklı sektörlere, farklı rollere ve hatta farklı ülkelere adapte olurken, Yeditepe'de kazandığım bu esnek bakış açısının ve öğrenme isteğinin bana önemli katkı sağladığını düşünüyorum.
Sizce kariyerinizde önemli dönüm noktası ne oldu?
Kariyerimde birkaç önemli dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Bunlardan ilki, medya ve pazarlama sektöründe Samsung ve Arçelik gibi global markalarla çalışma fırsatı yakalamam oldu. Bu şirketlerde farklı pazarları, farklı iş yapış şekillerini ve büyük ölçekli projelerin nasıl yönetildiğini öğrenme şansı buldum.
Bir diğer önemli dönüm noktası ise Londra'ya taşınarak global bir rolde çalışmaya başlamam oldu. Farklı ülkelerden ekiplerle çalışmak ve farklı kültürleri daha yakından tanımak bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. Bugün sadece Türkiye'yi değil, birçok farklı pazarı anlayabiliyor olmak kariyerimin en değerli kazanımlarından biri.
Son dönemde WACL Talent Awards ödülünü kazanmak da benim için çok anlamlı bir kilometre taşı oldu. Kariyerimizin yoğun temposu içinde çoğu zaman yaptıklarımızın farkına varmadan bir sonraki hedefe odaklanıyoruz. Bu ödül, hem geldiğim noktayı görmek hem de kendime biraz dışarıdan bakabilmek açısından benim için özel bir deneyimdi.
Ancak geriye dönüp baktığımda, kariyerimdeki en önemli dönüm noktalarının aslında unvan değişiklikleri değil, konfor alanımın dışına çıkmayı kabul ettiğim anlar olduğunu düşünüyorum. Türkiye'den ayrılıp farklı bir ülkede çalışmak, yeni sorumluluklar üstlenmek veya kendimi hazır hissetmesem bile bazı fırsatlara "evet" demek... Kariyerimdeki en büyük gelişimler genellikle biraz cesaret göstermem gereken dönemlerin ardından geldi.
Kariyer yolculukları için öğrencilerimize ve yeni mezunlarımıza önerileriniz nelerdir?
Öncelikle meraklı olun. Kariyerinizin başında her şeyi bilmeniz gerekmiyor; önemli olan öğrenmeye açık olmak ve soru sormaktan çekinmemek. Ben de kariyerim boyunca en çok, yeni şeyler öğrenmeye ve farklı deneyimlere açık olduğum dönemlerde geliştiğimi gördüm.
Bir diğer tavsiyem görünür olmaktan çekinmemeniz. Elbette iyi iş çıkarmak çok önemli, ancak yaptığınız işi doğru şekilde paylaşabilmek ve katkılarınızı gösterebilmek de kariyer gelişiminin önemli bir parçası. Uzun yıllar bunun önemini yeterince fark etmediğimi itiraf edebilirim.
Network kurmaya da erken başlamalarını öneririm. Kariyer yolculuğunda birçok fırsat insan ilişkileri sayesinde karşınıza çıkabiliyor. Bu nedenle farklı insanlarla tanışmak, ilişkileri sürdürmek ve çevrenizden öğrenmeye açık olmak çok değerli.
Ayrıca teknolojiyi ve özellikle yapay zekâyı yakından takip etmelerini tavsiye ederim. İş dünyası çok hızlı değişiyor ve yapay zekâ birçok sektörü dönüştürüyor. Bu değişimden korkmak yerine onu anlamaya ve iş hayatında nasıl kullanabileceklerini öğrenmeye odaklanmaları önemli.
Son olarak, kariyerlerinin başında “mükemmel işi” bulmaya çalışmak yerine kendilerine öğrenme fırsatı sunan rolleri değerlendirmelerini öneririm. Kariyer uzun bir yolculuk ve bazen en değerli fırsatlar hiç planlamadığınız kapılardan gelebiliyor.