1. Yeditepe Üniversitesi deneyiminizden bahseder misiniz?
Yeditepe Üniversitesi’ndeki eğitimim bana sadece güçlü bir dil altyapısı değil, aynı zamanda analitik düşünme, araştırma yapma ve detay odaklı çalışma alışkanlığı kazandırdı. Çeviribilim eğitimi, disiplinli bir çalışma düzeni gerektirdiği için hem akademik hem de kişisel olarak olgunlaşmamı sağladı. Farklı kültürlerle, farklı disiplinlerden insanlarla bir araya gelmek bakış açımı genişletti ve bugün teknoloji alanında kullandığım pek çok becerimin temelini oluşturdu.
2. Kariyerinizde Yeditepeli olmanın getirdiği farklar, avantajlar neler oldu?
Yeditepe’de aldığım çeviribilim eğitimi özellikle teknoloji alanında çok işime yaradı. Yeni kavramları hızlı öğrenme, karmaşık bilgiyi sadeleştirme, doğru iletişim kurma ve detaylara dikkat etme gibi becerilerim, hem Year Up programına seçilmemde hem de JPMorgan Chase’deki teknik rolümde önemli bir avantaj sağladı.
3. Sizce kariyerinizde önemli dönüm noktası ne oldu?
En büyük dönüm noktası ABD’ye taşındıktan sonra Year Up programına kabul edilmem oldu. Dil ve çeviri geçmişimden getirdiğim becerileri teknolojiye olan ilgimle birleştirerek JPMorgan Chase’de stajla eşleşmem, kariyerimin yönünü tamamen değiştirdi. Staj sonrası Software Engineer I ve ardından Software Engineer II olarak tam zamanlı devam etmem ise alanıma tam anlamıyla yerleştiğim an oldu. Bu süreç, öğrenme isteğimi doğru programla birleştirince ne kadar hızlı ilerleyebileceğimi gösteren kritik bir adımdı.
4. Kariyer yolculukları için öğrencilerimize/yeni mezunlarımıza önerileriniz nelerdir?
Kendinizi tek bir disiplinle sınırlamayın; farklı alanlardan gelen beceriler birleştiğinde güçlü bir profil oluşturuyor. Yeni teknolojileri, trendleri takip edin ve öğrenmekten asla vazgeçmeyin. Staj ve proje fırsatlarını mutlaka değerlendirin; pratik deneyim kariyerin en büyük hızlandırıcısıdır. Network kurmaktan çekinmeyin. Bir konuşma, bir bağlantı veya bir fırsat tüm yönünüzü değiştirebilir.