Kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
Yeditepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü 2014 mezunuyum. Kariyerime aile şirketimizde, gıda dışı bir sektörde satış destek personeli olarak başladım. Gıda sektörünün dışında edindiğim bu ilk deneyim, iş dünyasının temellerini öğrenmem açısından bana çok şey kattı. Ardından gıda ve aroma sektörüne geçerek kalite güvence, ürün geliştirme, proje yönetimi ve ürün yönetimi gibi farklı fonksiyonlarda görev aldım. Bu çok yönlü yolculuk, sektörü farklı açılardan deneyimlememi sağladı. Bugün Lipton Teas and Infusions firmasında “Product Design Manager” olarak görev yapıyor; küresel inovasyon projelerini yönetiyor ve çok sayıda uluslararası ekiple iş birliği içinde çalışıyorum. Kariyer yolculuğumun en büyük kazanımının, farklı disiplinlerde edindiğim bu geniş perspektif olduğuna inanıyorum.
Yeditepe Üniversitesi deneyiminizden bahseder misiniz?
Yeditepe Gıda Mühendisliği Bölümü’ne başladığımda bölüm henüz ilk mezunlarını vermemişti. Ancak farklı üniversitelerden gelen deneyimli akademisyenlerimiz
sayesinde oldukça güçlü bir eğitim ortamı oluşturulmuştu. Bölümümüzün bize kazandırdığı en değerli şey, bilgiyi ezberlemek yerine sorgulamak, yorumlamak ve
pratiğe taşımaktı. Proje çalışmaları ve sunumlar, iş hayatında kendimi ifade etme konusunda sağlam bir temel oluşturdu. Geniş kapsamlı laboratuvar olanaklarıyla teorik bilgiyi doğrudan uygulamaya dönüştürebildik; bu da mezuniyetin ardından iş hayatına hazırlıklı adım atmamı sağladı. Yıllar sonra mezun olarak bölümü ziyaret ettiğimde ve öğrencilerle deneyimlerimi paylaşma fırsatı bulduğumda çok anlamlı bir his yaşadım. Bir zamanlar öğrenci olarak oturduğum sınıfta bugün farklı bir perspektifle yer almak, Yeditepe’nin bende bıraktığı iz(in) ne kadar derin olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Kariyerinizde Yeditepeli olmanın getirdiği farklar ve avantajlar neler oldu?
Yeditepe’nin bana kattığı en önemli şey, analitik düşünme alışkanlığı oldu. Gerçek iş problemlerinin çoğunun tek bir doğru yanıtı olmadığını çalışmaya başlayınca fark ettim; ancak üniversitede kazandığım mühendislik bakış açısı sayesinde seçenekleri değerlendirmeyi, veriyi yorumlamayı ve çözüm odaklı hareket etmeyi çoktan öğrenmiştim. Öte yandan bölümümüzün yeni olması, bize fazladan bir sorumluluk da yüklüyordu: sektörde hem kendimizi hem de aldığımız eğitimi doğru temsil etmek gibi. Bugün geriye baktığımda, Yeditepe Gıda Mühendisliği mezunlarının sektörde oluşturduğu güçlü ve başarılı temsilin bu sorumluluğun bir ürünü olduğunu düşünüyorum.
Sizce kariyerinizde önemli dönüm noktası ne oldu?
Kariyer yolculuğum her zaman planladığım gibi ilerlemedi. Farklı sektörlerden geçtim; bazen beklediğim fırsatlar gelmedi, bazen de hiç planlamadığım kapılar açıldı. Başlangıçta bu belirsizlik zorlayıcı gelebiliyor; ancak zamanla her deneyimin bir sonraki adıma zemin hazırladığını fark ettim. En kritik dönüm noktası, tek bir alanda uzmanlaşmak yerine farklı fonksiyonlarda çalışma cesaretini göstermem oldu. Mezun olmadan önce hedefim, kalite ve Ar-Ge departmanlarını deneyimlemekti. Kalite güvenceyle başlayan yolculuğum; ürün geliştirme, proje yönetimi ve ürün yönetimine uzandı. Her rol bana işin farklı bir
katmanını öğretti ve süreçlere bugün çok daha bütüncül bir perspektiften bakabilmemi sağladı. Fonksiyonlar arası bu deneyim birikimi, kariyerimdeki en hızlandırıcı etken oldu.
Kariyer yolculukları için öğrencilerimize ve yeni mezunlarımıza önerileriniz nelerdir?
Kariyerinizin ilk yıllarında unvana değil, öğrenmeye odaklanın. Yeni sorumluluklar almaktan ve konfor alanınızın dışına çıkmaktan çekinmeyin. Ancak bu, hedefsiz
ilerlemek anlamına gelmiyor. Kendinize ulaşmak istediğiniz noktaları, deneyimlemek istediğiniz alanları belirleyin; o hedeflere giderken de unvanlara takılmadan farklı fonksiyonları keşfetme cesaretini gösterin. Kariyer yolunun her zaman doğrusal ilerlemediğini de aklınızda bulundurun. Beklenmedik dönüşler, geri adımlar gibi görünen kararlar ve plansız değişimler, aslında yolculuğun doğal bir parçası. Başarının tek bir tanımı yok; her yolculuk birbirinden farklı. Önemli olan, kendi sürecinize güvenmek ve yeni fırsatlara açık kalmak. Merakı korumak, öğrenmeye açık kalmak ve farklı bakış açılarına değer vermek, uzun soluklu bir kariyerin en sağlam temelleridir. Bunun yanında, okulumuzun sağladığı Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi’ndeki eğitimleri de mutlaka takip etmelerini tavsiye ederim. Mezuniyet bir bitiş noktası değil; aksine öğrenmenin farklı bir boyuta taşındığı yeni bir başlangıçtır.